Ana içeriğe atla

Büyüme Kararınız Hangi Varsayımlara Dayanıyor?

Yeni bir pazara girmek, şube açmak, satış ekibini büyütmek veya yeni bir hizmet sunmak…

Bu kararların her biri bir hedefle başlar. Fakat hedefin arkasında çoğu zaman henüz sınanmamış kabuller vardır: Müşteri bu hizmeti isteyecek. Satış kanalı yeterli talep üretecek. Ekip artan işi karşılayacak. Büyüme, beklenen kârlılığı sağlayacak.

Karar verilirken makul görünen bu cümleler zamanla “bildiğimiz gerçeklere” dönüşebilir. Stratejik açıdan kritik soru şudur:

Planımızın gerçekleşmesi için hangi kabullerin doğru çıkması gerekiyor?

Hedef ile varsayımı ayırın

“Yeni bölgede büyüyeceğiz” bir hedeftir.

“Mevcut değer önerimiz o bölgedeki müşteriler için de güçlü olacak” ise bir varsayımdır. “Mevcut satış modelimiz orada aynı verimle çalışacak” başka bir varsayımdır.

Hedefi ölçmek önemlidir; ancak yalnızca sonuçlara bakmak geç kalmaya neden olabilir. Satışlar beklenen düzeye ulaşmadığında sorunun talepte mi, kanalda mı, fiyatlamada mı yoksa sunum kapasitesinde mi olduğunu ayrıca anlamak gerekir.

Varsayımları baştan görünür kılmak, yöneticilere hangi işaretleri izleyeceklerini söyler.

Dört alanda varsayımları yazın

Bir büyüme kararı için yönetim ekibi şu dört alanı birlikte değerlendirebilir:

1. Müşteri ve değer: Hedeflediğimiz müşteri hangi sorunu çözmek istiyor? Mevcut teklifimiz o müşterinin gözünde neden tercih edilecek?

2. Kanal ve erişim: Müşteriye hangi yoldan ulaşacağız? Bu kanal, öngördüğümüz nitelikte ve hacimde fırsat yaratabilecek mi?

3. Ekonomi: Satış fiyatı, edinme maliyeti, hizmet sunum maliyeti ve tahsilat süresi birlikte değerlendirildiğinde model sürdürülebilir mi?

4. Kurumsal kapasite: Talep oluşursa kaliteyi koruyabilecek miyiz? Satış, operasyon ve yönetim ekiplerinin üstleneceği ek yük nedir?

Bunların tümünü aynı anda ayrıntılı bir araştırmaya dönüştürmek gerekmez. Önce, yanlış çıkması halinde kararı en çok etkileyecek ve hakkında en az kanıt bulunan varsayımları seçin.

Örnek: Yeni bir bölgede satış ofisi açmak

Bir işletmenin başka bir şehirde satış ofisi açmayı değerlendirdiğini düşünelim. Ekip, mevcut müşterilerinden gelen birkaç talebi ve bölgenin pazar büyüklüğünü olumlu işaret olarak görüyor.

Bu bilgiler başlangıç için yararlıdır; fakat tek başına kalıcı ofis yatırımını doğrulamaz. Kritik varsayımlar şöyle yazılabilir:

  • Bölgede hizmet için tekrar eden bir talep var.

  • Müşteriye ulaşmak için yerel ve sürekli bir ofis gerekli.

  • Satış hacmi, ofisin sabit giderlerini karşılayabilecek.

  • Mevcut ekip, yeni bölgedeki müşterilere aynı hizmet kalitesini sunabilecek.

Bu varsayımları sınamak için önce sınırlı süreli müşteri görüşmeleri, uzaktan satış denemesi veya yerel bir iş ortağıyla pilot çalışma yapılabilir. Başlamadan önce de hangi bulgunun ofis açma kararını destekleyeceği belirlenir.

Pilot sonunda karar üç yönden birine gidebilir: yatırımı başlatmak, satış modelini değiştirmek veya girişimi ertelemek. Üçü de öğrenmeye dayalı bir stratejik karardır.

Tek sayfalık varsayım kaydı

Bir sonraki büyüme öneriniz için her kritik varsayımı şu beş soruyla kaydedin:

  1. Neye inanıyoruz? Varsayımı açık bir cümleyle yazın.

  2. Bugün hangi kanıtımız var? Gözlemi, veriyi ve yorumu ayırın.

  3. Yanlış çıkarsa etkisi ne olur? Kaynak, zaman ve müşteri etkisini değerlendirin.

  4. En küçük nasıl sınayabiliriz? Görüşme, pilot, teklif testi veya sınırlı uygulama seçin.

  5. Hangi sonuçta ne yapacağız? Devam, değişiklik ve durdurma koşullarını önceden belirleyin.

Bu kayıt, yöneticilerin her konuda kesin bilgiye sahip olmasını gerektirmez. Belirsizliğin nerede olduğunu ve hangi bilgi geldikçe kararın değişebileceğini görünür kılar.

Bu haftanın Stratejik Notu

Yönetim gündeminizdeki bir büyüme kararını seçin. Ekibe yalnızca “Hedefimiz nedir?” diye sormayın. Şunu da sorun:

“Bu planın çalışması için doğru çıkması gereken en kritik üç varsayım hangisi?”

Ardından bu üç varsayımdan birini, büyük kaynak ayırmadan önce nasıl sınayabileceğinizi belirleyin.

İyi bir büyüme planı yalnızca nereye gitmek istediğimizi anlatmaz. Yol boyunca neyi öğrenmemiz gerektiğini de gösterir.

Sizin kurumunuzda en sık sınanmadan kabul edilen büyüme varsayımı hangisi?

Stratejik İşler | Düşün. Planla. Uygula.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dengeli Karne Nedir?

Dengeli karne terimi, bir işletmenin çeşitli işlevlerini ve ortaya çıkan sonuçları belirlemek, iyileştirmek ve kontrol etmek için kullanılan bir performans metriğidir. Dengeli karne, işletmelerin karşı karşıya kaldığı stratejik uygulamalardaki başarısızlık ve geleneksel performans sistemlerinin yetersiz kalması sorununa çözüm önerileri getirerek işletmelerin hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlar. Kuruluşları ölçmek ve geri bildirim sağlamak için kullanılan dengeli puan kartları, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Japonya ve Avrupa’daki şirketler arasında yaygın olarak kullanılır. Dengeli karne (Balanced Score Card, BSC) kavramı ilk olarak 1992 yılında, önceki metrik performans ölçümlerini alan ve bunları finansal olmayan bilgileri içerecek şekilde uyarlayan David Norton ve Robert Kaplan tarafından tanıtılmıştır. Dengeli puan kartı başlangıçta kar amacı güden şirketler için geliştirildi ancak daha sonra kar amacı gütmeyen ve devlet kurumları tarafından kullanılmak üzere ge...

İnovatif Düşünme Nedir?

İnovatif düşünmenin tanımı, sorunlara yeni fikirler ve yeni yaklaşımlar bulma yeteneğidir. Yaratıcı ve esnek olmakla ilgilidir. İnovatif yani yenilikçi düşünce, statükoyu değiştiren veya ona meydan okuyan sonuçlar içerir. İşyerinde bu, hem çalışanlar hem de müşteriler için daha iyi iş uygulamaları üretmek üzere düşünmenin yollarını aramak anlamına gelir. Teknoloji hızla ilerlerken, başarılı, hatta uzun bir kariyere sahip olmak istiyorsanız esnek olma ve değişime uyum sağlama beceriniz çok önemlidir. İnovatif düşünmeyi bazen yeni ürünler bulmak ile eş anlamlı duyabilirsiniz, ancak bu onun yalnızca bir yönüdür. İnovatif düşünme gerçekte yaratıcı problem çözmedir ve işyerinde rolünüz ne olursa olsun işte işinizde geliştirip kullanabileceğiniz bir beceridir. Aynı eski şeyleri aynı eski yöntemlerle yaparak geçinmeye çalışan bireyler ve kuruluşlar, kendilerini hızla geride bulurlar. Piyasaya liderlik etmek bir yana, rekabetçi kalabilmek için kuruluşlar işyerinde yenilikçi düşünceyi teşvik et...

Başarılı Hedef Belirlemenin Önemi

Hedefler, başarılı bir iş yürütmenin önemli bir parçasıdır. Size net bir odaklanma sağlayabilir, çalışanları motive edebilir ve işletmenizin üzerinde çalışacağı hedefler belirleyebilirler. Hedef belirleme, işletmenizin başarılı olup olmadığını görmek için size bir dizi kriter de sağlayabilir.  Net ve iyi tanımlanmış hedeflere sahip olmak, işinizin yönünü kontrol etmenize ve daha büyük iş hedeflerinize ulaşma şansınızı artırmanıza yardımcı olabilir. İster kısa ister uzun vadeli olsun, şirketin neyi başarmaya çalıştığının net bir şekilde anlaşılmasını sağlarlar. İlgili uzun vadeli hedeflere ulaşmak için kısa vadeli hedefler belirlemek, çoğu işletme için başarının anahtarıdır.  Kısa vadeli hedefleri büyük hedeflere giden "yol üzerindeki duraklar" olarak düşünmek, büyük resmi gözden kaçırmadan süreçleri bölümlere ayırabilir. Hedeflere sahip olmak, günlük görevlere daha fazla anlam verir ve şirket kararlarının arkasındaki mantığı netleştirir. Hedefler güçlüdür; dikkati istenen son...