Ana içeriğe atla

Stratejik Girişimler Nerede Bekliyor?

Bir büyüme girişimi yönetim toplantısında onaylanır. Hedef belirlenir, ekipler görevlendirilir, takvim hazırlanır. Birkaç hafta sonra herkes kendi işini yaptığını söyler; buna rağmen müşteriye ulaşan sonuç gecikir.

Gecikmenin nedeni bazen tek bir ekibin yavaş çalışması değildir. İşin bir ekipten diğerine geçtiği noktalar açıkça tasarlanmamıştır.

Bu haftanın yönetim sorusu şu:

Stratejik önceliğimiz, kurum içinde en çok nerede bekliyor?

Faaliyet ilerlerken sonuç neden gecikir?

Bir girişimin ilerlemesini yalnızca birimlerin tamamladığı görevlere bakarak izlemek yanıltıcı olabilir. Satış teklifini hazırlamış, operasyon kapasite planını yapmış, teknoloji ekibi gerekli ekranı geliştirmiş olabilir. Fakat tekliften hizmete geçiş için gereken bilgi eksikse müşterinin bekleme süresi devam eder.

Bu durumda üç ayrı süreyi görmek gerekir:

  • Çalışma süresi: İş üzerinde gerçekten çalışılan zaman.

  • Bekleme süresi: Onay, bilgi, kapasite veya sıradaki ekip için geçen zaman.

  • Yeniden çalışma süresi: Eksik ya da hatalı devir nedeniyle işin geri dönmesi.

Bir stratejik girişimin hızını, yalnızca en hızlı çalışan birimi değil, bütün akış belirler.

Kısa bir örnek

Yeni bir satış sonrası hizmet modeli geliştiren B2B şirketini düşünelim. Stratejik hedef, müşterilere düzenli bakım sözleşmeleri sunmaktır.

Satış ekibi ilk sözleşmeleri yapar. Ancak teknik kapsamın hangi biçimde servis ekibine aktarılacağı tanımlanmamıştır. Servis ekibi eksik bilgileri yeniden toplar; planlama ekibi uygun tarih için tekrar müşteriyle görüşür. Sözleşme yapılmıştır, fakat hizmetin başlaması gecikir.

Yönetim yalnızca “Kaç sözleşme satıldı?” göstergesini izlerse girişim başarılı görünebilir. “İmzadan ilk hizmete kadar geçen süre” ve “eksik bilgi nedeniyle geri dönen dosya oranı” da izlendiğinde farklı bir yönetim sorusu ortaya çıkar:

Satışı artırmadan önce teslimata geçişi düzeltmemiz gerekiyor mu?

Bu örnek kurgusaldır; amaç, girişimin sonucunu birimler arasındaki akış üzerinden değerlendirmektir.

Beş adımlı geçiş incelemesi

1. Müşteriye ulaşacak sonucu tanımlayın

“Proje yüzde 70 tamamlandı” yerine müşterinin hangi değeri ne zaman kullanmaya başlayacağını yazın. Başlangıç ve bitiş noktası açık olmayan bir akışın nerede geciktiğini görmek zordur.

2. Son birkaç işi baştan sona izleyin

Tamamlanan ve geciken örnekleri seçin. İşin hangi tarihte kime geçtiğini, nerede beklediğini ve hangi nedenle geri döndüğünü kaydedin. Yalnızca ortalamaya bakmayın; geciken örneklerin ortak nedenini de arayın.

3. Her geçişin teslim koşulunu belirleyin

Bir ekip işi devrettiğinde sıradaki ekip neyi eksiksiz almış olmalı? Gerekli bilgi, karar, belge ve kalite koşulunu kısa bir listeye dönüştürün. “Gönderdik” ile “işlenebilir durumda teslim ettik” aynı şey değildir.

4. Akışın tamamına bir sahip atayın

Birim yöneticileri kendi aşamalarından sorumludur. Bunun yanında, girişimin müşteriye ulaşan sonucunu baştan sona izleyen bir kişinin de bulunması gerekir. Bu kişi beklemeleri görünür kılar ve birimler arasında çözülemeyen konuları karar gündemine taşır.

5. Tek bir değişikliği deneyin ve sonucu ölçün

Eksik bir devir formu, belirsiz bir onay adımı veya kapasite planındaki kopukluk saptandıysa önce en etkili görünen noktayı düzeltin. Ardından çevrim süresini, geri dönen işleri ve müşteri sonucunu yeniden karşılaştırın. İyileşme yoksa varsayımınızı gözden geçirin.

Bu haftanın Stratejik Notu

Önemli bir stratejik girişimin son on müşteri veya iş örneğini seçin. Her biri için şu cümleyi tamamlayın:

“Müşteriye değer sunma sürecimiz en çok … ile … arasındaki geçişte, … nedeniyle bekliyor.”

Yanıt netleştiğinde yönetim toplantısına yalnızca “Proje neden gecikti?” sorusunu taşımayın. Şunu sorun:

“Hangi geçiş koşulunu, kapasite kararını veya onay kuralını değiştireceğiz?”

Stratejik ilerleme, birimlerin ne kadar meşgul olduğuyla değil, seçilen önceliğin müşteriye ne kadar güvenilir biçimde ulaştığıyla anlaşılır.

Sizin kurumunuzda stratejik işler en sık hangi iki ekip arasında bekliyor?

Stratejik İşler | Düşün. Planla. Uygula. Öğren.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dengeli Karne Nedir?

Dengeli karne terimi, bir işletmenin çeşitli işlevlerini ve ortaya çıkan sonuçları belirlemek, iyileştirmek ve kontrol etmek için kullanılan bir performans metriğidir. Dengeli karne, işletmelerin karşı karşıya kaldığı stratejik uygulamalardaki başarısızlık ve geleneksel performans sistemlerinin yetersiz kalması sorununa çözüm önerileri getirerek işletmelerin hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlar. Kuruluşları ölçmek ve geri bildirim sağlamak için kullanılan dengeli puan kartları, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Japonya ve Avrupa’daki şirketler arasında yaygın olarak kullanılır. Dengeli karne (Balanced Score Card, BSC) kavramı ilk olarak 1992 yılında, önceki metrik performans ölçümlerini alan ve bunları finansal olmayan bilgileri içerecek şekilde uyarlayan David Norton ve Robert Kaplan tarafından tanıtılmıştır. Dengeli puan kartı başlangıçta kar amacı güden şirketler için geliştirildi ancak daha sonra kar amacı gütmeyen ve devlet kurumları tarafından kullanılmak üzere ge...

Başarılı Hedef Belirlemenin Önemi

Hedefler, başarılı bir iş yürütmenin önemli bir parçasıdır. Size net bir odaklanma sağlayabilir, çalışanları motive edebilir ve işletmenizin üzerinde çalışacağı hedefler belirleyebilirler. Hedef belirleme, işletmenizin başarılı olup olmadığını görmek için size bir dizi kriter de sağlayabilir.  Net ve iyi tanımlanmış hedeflere sahip olmak, işinizin yönünü kontrol etmenize ve daha büyük iş hedeflerinize ulaşma şansınızı artırmanıza yardımcı olabilir. İster kısa ister uzun vadeli olsun, şirketin neyi başarmaya çalıştığının net bir şekilde anlaşılmasını sağlarlar. İlgili uzun vadeli hedeflere ulaşmak için kısa vadeli hedefler belirlemek, çoğu işletme için başarının anahtarıdır.  Kısa vadeli hedefleri büyük hedeflere giden "yol üzerindeki duraklar" olarak düşünmek, büyük resmi gözden kaçırmadan süreçleri bölümlere ayırabilir. Hedeflere sahip olmak, günlük görevlere daha fazla anlam verir ve şirket kararlarının arkasındaki mantığı netleştirir. Hedefler güçlüdür; dikkati istenen son...

İnovatif Düşünme Nedir?

İnovatif düşünmenin tanımı, sorunlara yeni fikirler ve yeni yaklaşımlar bulma yeteneğidir. Yaratıcı ve esnek olmakla ilgilidir. İnovatif yani yenilikçi düşünce, statükoyu değiştiren veya ona meydan okuyan sonuçlar içerir. İşyerinde bu, hem çalışanlar hem de müşteriler için daha iyi iş uygulamaları üretmek üzere düşünmenin yollarını aramak anlamına gelir. Teknoloji hızla ilerlerken, başarılı, hatta uzun bir kariyere sahip olmak istiyorsanız esnek olma ve değişime uyum sağlama beceriniz çok önemlidir. İnovatif düşünmeyi bazen yeni ürünler bulmak ile eş anlamlı duyabilirsiniz, ancak bu onun yalnızca bir yönüdür. İnovatif düşünme gerçekte yaratıcı problem çözmedir ve işyerinde rolünüz ne olursa olsun işte işinizde geliştirip kullanabileceğiniz bir beceridir. Aynı eski şeyleri aynı eski yöntemlerle yaparak geçinmeye çalışan bireyler ve kuruluşlar, kendilerini hızla geride bulurlar. Piyasaya liderlik etmek bir yana, rekabetçi kalabilmek için kuruluşlar işyerinde yenilikçi düşünceyi teşvik et...